
(ANKARA) – TCMB tarafından yayımlanan araştırmaya göre, deprem sonrasında konut stokundaki kayıplarla yükselen kira enflasyonu, kamu öncülüğünde yürütülen yeniden imar çalışmaları ve konut teslimlerinin hızlanmasıyla yavaşlama trendine girdi.
TOKİ'nin ürettiği konut sayısının 2025 sonu itibarıyla 434 bine ulaşmasıyla deprem bölgesinde kira artışlarının yavaşladığı belirtilirken, başlayan geri göç süreci sayesinde 2026 yılında depremden dolaylı etkilenen çevre illerde de kira enflasyonunun belirgin şekilde düştüğü kaydedildi.Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), "Deprem Bölgesi Konut Arzı ve Bölgesel Kira Enflasyonu Gelişmeleri" başlığıyla yeni bir araştırma yayımladı.Çalışmada, dezenflasyon sürecinde katılık gözlenen kalemlerin başında gelen kiralarda, 6 Şubat 2023 depremleri sonrası konut stokunda yaşanan kaybın ve gerçekleşen göçlerin önemli rol oynadığ, ancak kamu öncülüğündeki yeniden imar faaliyetleriyle hızla artan konut arzının gerek deprem bölgesinde gerekse dolaylı etkilenen illerde kira artışlarını yavaşlattığı belirtildi.6 Şubat sonrasında deprem bölgesinde azalan konut stoku nedeniyle bölgede ve göç alan illerde kiraların hızla yükseldiği hatırlatılarak, deprem bölgesiyle coğrafi yakınlığı veya güçlü göç ilişkileri bulunan illerde kiralardaki artışın daha fazla olduğu ifade edildi."TOKİ'NİN TAMAMLADIĞI DEPREM KONUTU SAYISI 2025 YILI SONUNDA 434 BİNE ULAŞTI"Konut kaybını gidermek amacıyla başlatılan yeniden imar sürecine değinilen araştırmada, Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ) verilerine ilişkin şöyle denildi: "TOKİ tarafından inşaatı tamamlanan deprem konutlarının sayısı 2025 yılı başında 201 bin seviyesine, yıl sonunda ise yaklaşık 434 bine ulaştı.
TOKİ'nin deprem öncesi üç yılda ürettiği konut sayısı, yaklaşık 213 bin, dikkate alındığında bu rakam konut arzında önemli bir artışa işaret ediyor.
Konut arzındaki toparlanma yapı kullanım izinlerinde de açık biçimde görülüyor.
Deprem bölgesinin Türkiye genelindeki yapı kullanım izinlerinden aldığı pay deprem öncesinde ortalama yüzde 12 civarındayken 2025 yılında yüzde 20'nin üzerine çıktı."DEPREM İLLERİNDE KİRA ENFLASYONU 2025 YILINDA YAVAŞLAMAYA BAŞLADIİllerin, "deprem bölgesindeki iller", "deprem nedeniyle kiraların belirgin biçimde etkilendiği iller" ve "diğer iller" olmak üzere üç grupta incelendiği aktarıldı.
Buna göre, deprem illerinde kira enflasyonu, 2023 ve 2024 yıllarında diğer iki grubun belirgin biçimde üzerinde seyrederken konut teslimlerinin hızlandığı 2025 yılında yavaşlamaya başladı.
Deprem sonrasında konut arzındaki kayıpla birlikte hızlanan kira artışlarının, arzın yeniden güçlenmesiyle birlikte azalış gözlemlendi."DEPREMDEN DOLAYLI ETKİLENEN İLLERDE KİRA ENFLASYONUNDA DÜŞÜŞ YAŞANDI"Geri göç kanalıyla diğer illerdeki talebin de azaldığına işaret edilerek, kira enflasyonunun 2024 ve 2025 yıllarında diğer illere yakın seyrederken 2026 yılında belirgin biçimde daha düşük gerçekleştiği kaydedildi.
Bu durumun, deprem bölgesindeki konut arzının toparlanmasının, geri göç kanalıyla daha önce göç alan illerdeki kiralık konut talebini de kademeli olarak azaltabileceği aktarıdı. "İNŞAAT KAPASİTESİ BÖLGE DIŞINA YÖNELMEYE BAŞLADI"İnşaat faaliyetlerinin bölgesel dağılımındaki değişime ve gelecek döneme ilişkin beklentilere de yer verilen çalışmada, şu değerlendirmeler yapıldı: "Deprem konutu projelerinin büyük ölçüde tamamlanmasıyla birlikte inşaat sektörü istihdamı deprem bölgesinde gerilerken deprem bölgesi dışındaki illerde hızlı bir artış gösteriyor. İnşaat kapasitesinin bölge dışına yönelmeye başlaması, konut arzındaki artışın önümüzdeki dönemde daha geniş bir coğrafyaya yayılabileceğine işaret ediyor.
Geri göç sürecinin zamana yayılması da dikkate alındığında deprem sonrasında başlayan yeniden imar sürecinin kira dinamikleri üzerindeki etkilerinin deprem konutlarının teslimiyle sınırlı kalmayabileceği değerlendiriliyor.
Bu çerçevede, deprem bölgesindeki konut arzı artışının gerek deprem bölgesinde gerekse dolaylı etkilenen illerde kira artışlarını baskılamaya devam etmesi muhtemel görünüyor. Özetle, konut arzındaki iyileşmenin önümüzdeki dönemde kira enflasyonundaki yavaşlamayı destekleyebilecek unsurlardan biri olacağı öngörülmektedir."


Yorumlar kapalı.